Neyin Cezasını Çekiyor Ankaragücü?
Ankaragücü’nün sezon başlangıcını konuşurken önce hakkını teslim edelim.
İlk iki haftada oynanan futbol, bu camianın beklentilerinin oldukça uzağındaydı. Sahada yeterli mücadeleyi göremedik. Oyun anlamında ciddi soru işaretleri oluştu. Alınan sonuçların ve ortaya konulan futbolun sorumluluğunu önceki yazımda açıkça dile getirdim.
Evet, Ankaragücü kötüydü.
Ancak ilk iki haftayı konuşurken başka bir detayı da göz ardı etmemek gerekiyor: Hakem kararları.
İlk maçımızda henüz deneyim kazanma aşamasındaki bir hakemin görev yaptığını hatırlayalım. Takımın kötü futbolunu eleştirirken, tartışmalı hakem kararlarını da görmezden gelemeyiz.
Üçüncü haftada başka bir Ankaragücü
Üçüncü haftaya geldiğimizde ise sahada farklı bir Ankaragücü vardı.
Serik Spor karşısında, ilk iki haftaya kıyasla çok daha mücadeleci, isteyen, savaşan ve üç puanı almak için sahaya karakter koyan bir takım izledik.
Tam da taraftarın ilk haftalarda görmek istediği Ankaragücü buydu.
Hırslı, mücadele eden ve son düdüğe kadar oyunun içinde kalan bir takım…
Peki sonuç?
Yine puan kaybı.
Ve bu kez sorulması gereken çok daha ciddi bir soru var:
Neyin cezasını çekiyor Ankaragücü?
Eleştiri de bizim, itiraz da
Futbolda futbolcunun hatası olur. Teknik direktörün hatası olur. Yönetimin hatası olur.
Bunların tamamı eleştirilebilir.
Biz de gerektiğinde eleştireceğiz.
Ankaragücü kötü oynadığı zaman bunu söyleyeceğiz. Gol kaçırdığı zaman eleştireceğiz. Teknik direktör yanlış tercih yaptığında da yazacağız.
Çünkü bu arma yalnızca iyi günlerde alkışlanacak bir arma değil.
Ancak aynı şekilde, sahada mücadele eden bir takımın kaderini etkileyebilecek hakem kararları tartışma konusu olduğunda da susmayacağız.
Hakemlik zor bir meslek.
Hata yapılabilir.
Bunu herkes biliyor.
Fakat Ankaragücü’nün yaşadığı tartışmalı kararları sürekli olarak “Hakem de hata yapar” cümlesiyle geçiştirmek de artık yeterli değil.
Çünkü hakem hatası yalnızca bir düdükten ibaret değildir.
Bazen bir puandır.
Bazen üç puandır.
Bazen kaybedilen bir sıralamadır.
Bazen futbolcunun haftalarca verdiği emeğin karşılığının alınamamasıdır.
Bazen de sezon sonunda önünüze çıkacak koca bir hesap cetvelidir.
Mesele ayrıcalık değil, adalet
Serik Spor karşılaşmasında Ankaragücü’nün ortaya koyduğu mücadele ortada.
İlk iki haftada eleştirdiğimiz takımın aksine, bu kez sahada reaksiyon gösteren bir Ankaragücü vardı.
İsteyen, mücadele eden ve rakibine karşılık veren bir takım…
Fakat yine tartışmalı hakem kararları maçın önüne geçti.
Bizim itirazımız tam olarak buna.
Kimse Ankaragücü’ne ayrıcalık istemiyor.
Kimse “Bize farklı düdük çalın” demiyor.
İstenen yalnızca eşitlik.
İstenen adalet.
Ankaragücü’nün rakiplerinden daha fazla hata yapma lüksü olmadığı gibi, hakem hatalarının yükünü herkesten fazla taşımak zorunda da değil.
Sezon sonunda “Keşke” dememek için
Daha ligin başındayız.
Bugün kaybedilen bir puanın sezon sonunda ne kadar büyük bir anlam taşıyacağını kimse bilmiyor.
Bugün “Ne olacak canım?” diyerek geçiştirilen bir karar, yarın play-off yarışında, şampiyonluk mücadelesinde ya da hedeflenen noktaya ulaşılamamasında kritik bir detay olarak karşımıza çıkabilir.
İşte bu yüzden bugün soruyoruz:
Neyin cezasını çekiyor Ankaragücü?
İlk iki haftadaki kötü futbolun mu?
Belki.
Kendi hatalarının mı?
Elbette.
Fakat Serik Spor karşısında ortaya konulan mücadeleye rağmen tartışmalı kararlar nedeniyle kaybedildiği düşünülen puanların hesabını kim verecek?
İşte bunu da sormak zorundayız.
Çünkü Ankaragücü’nün artık kaybedecek puanı yok.
Ve daha ligin başında şu cümleyi kurmak istemiyoruz:
“Bu puanları sezon sonunda çok ararız.”
Ankaragücü sahada mücadele edecek.
Taraftar tribünde mücadele edecek.
Biz de hakkını aramaya devam edeceğiz.
Çünkü mesele hakemleri hedef göstermek değil.
Mesele, Ankaragücü’nün hakkının yenmemesi.
Ve bunun için herkesin aynı soruyu sorması gerekiyor:
Neyin cezası bu?