featured

MKE Ankaragücü 116 Yaşında

İşçilerin, Öğrencilerin ve Kurtuluşun Kulübü: MKE Ankaragücü’nün Tarihi (1904-1920)

Bugün Türk futbolunun en kök salmış ve benzersiz hikayelerinden birine sahip olan MKE Ankaragücü, sadece bir spor kulübü değil; bir fabrikanın, bir ülkenin ve bağımsızlık mücadelesinin en canlı simgesidir. Profesyonel liglerde doğrudan işçiler ve öğrenciler tarafından kurulmuş, işyeri temelli ve tarihi bu kadar eskiye dayanan başka bir futbol kulübü bulunmamaktadır.

İşte İmalat-ı Harbiye atölyelerinden Kurtuluş Savaşı cephelerine uzanan o destansı hikaye:

Türk Futbolunun İlk Adımları ve Yasaklar

Türklerin futbolla tanışması ilk olarak 1875 yılında Selanik’te gerçekleşti. İngilizler eliyle Osmanlı topraklarına yayılan futbol, Selanik, İzmir ve İstanbul’da oynanmaya başlandı.

Ancak o dönemde bu yeni tutku, Padişah II. Abdülhamid’in çıkardığı “Kim ki kale kurup top endah ederek tepük oynaya, boynu vurula…” fermanıyla yasaklanmıştı. Bu sert yasaklara rağmen gençler futbol oynamaktan vazgeçmedi. Fermanın yürürlükten kalkmasıyla birlikte Osmanlı topraklarında amatör kulüpleşme hareketleri hız kazandı.

1895: Osmanlı Amele Cemiyeti ve İmalat-ı Harbiye

Osmanlı Devleti’nde kurulan ilk işçi örgütü, 4 bini aşkın işçinin çalıştığı Tophane Silah Fabrikaları bünyesindeki İmalat-ı Harbiye’de 1895 yılında gizli olarak kurulan Osmanlı Amele Cemiyeti idi. Her ne kadar bu cemiyet bir süre sonra feshedilip üyeleri sürgüne gönderilse de, İmalat-ı Harbiye atölyeleri bir direnç merkezi olmaya devam etti.

Buradaki ustalar, o dönemin makine mühendisliği fakülteleri ayarında eğitim veren Sanayi Mektebi’nde yetişiyor, pratiklerini atölyelerde geliştiriyordu.

1904: Ankaragücü’nün Temelleri Atılıyor

Sanayi mektebi eğitimi sonrasında İmalat-ı Harbiye’de hayata atılan gençler, padişahın fermanını dinlemeyerek futbol oynamaya devam ediyorlardı. Yasağın kalkmasıyla birlikte 1904 yılında Tamir Atölyesi’nin farklı üniteleri ve tezgahlarında gayriresmi futbol takımları kuruldu.

  • Rehber-i Sanayigücü
  • Numune-i Sübyan
  • Tapa Gençlikspor
  • Besaletspor
  • Gayret Gençlik

Bu amatör topluluklar, Ankaragücü’nün bugünkü temelini oluşturdu. Resmi evraklar 1910 yılında düzenlenmiş olsa da, kulübün tarihi kökleri 1904 yılındaki bu atölye takımlarına dayanmaktadır.

1910: Resmi Kuruluş ve İki Efsane Kulüp

14 ve 19 Haziran 1910 tarihlerinde yapılan birlik toplantılarından sonuç alınamaması üzerine, İmalat-ı Harbiye Mektebi son sınıf öğrencileri Agah Orhan ve Şükrü Abbas önderliğinde iki ayrı kulüp kurmaya karar verdiler.

Kuruluş evrakları 31 Ağustos 1910 günü Mutasarrıflığa verildi ve kulüplerin resmi doğuşu gerçekleşti:

  1. Altınörs İdman Yurdu (Sarı – Yeşil): Başkanlığını Kazım Bey’in yaptığı kulübün amblemi, sol taraftaki yeşil zemin üzerinde altın sarısı bir örs ve çekiç tutan bir eldi.
  2. Turan Sanatkarangücü (Kırmızı – Yeşil): Başkanlığını Hasan Muslihittin Bey’in yaptığı kulübün arması ise ağzında çekiç bulunan bir kumpastı.

Lider iki genç (Agah Orhan ve Şükrü Abbas), idari yönetimlerde yer almak yerine futbolcu olmayı tercih etmişti.

1912 – 1913: İstanbul Cuma Ligi ve İlk Şampiyonluk

İki kulüp İstanbul Cuma Ligi’ne katılmak istediğinde, lig heyeti aynı kuruluşun takımları oldukları gerekçesiyle başvuruyu reddetti. Bunun üzerine güçlerini Sanayii Mektebi Spor Kulübü çatısı altında birleştirdiler.

  • İlk Maç ve Galibiyet: 13 Eylül 1913 tarihinde Fenerbahçe (B) takımı ile yapılan maçı 3-1 kazanan takım, resmi tarihindeki ilk galibiyetini aldı. Bu maçta takım, ilk yarı sarı-yeşil, ikinci yarı ise yeşil-kırmızı formayla mücadele etti.
  • Şampiyonluk: Sanayii Mektebi Spor Kulübü, katıldığı ilk sezonu şampiyon olarak tamamladı.

1913 – 1918: Kurtuluş Savaşı’na Giden Tek Kulüp

Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın başlamasıyla birlikte kulüp lig mücadelelerine ara vermek zorunda kaldı. İşgal kuvvetlerinin baskıları ve silah fabrikalarının kapatılması karşısında, Ankaragücü’nün tüm futbolcuları ve yöneticileri gönüllü olarak Anadolu’daki Kurtuluş Savaşı’na katıldı.

Ankaragücü, takım halinde Kurtuluş Savaşı’na katılmış tek Türk futbol kulübü olma gururuna sahiptir ve bu süreçte vatan için pek çok şehit vermiştir.

1919 – 1920: İmalat-ı Harbiye Direniş Örgütü ve Ankara’ya Göç

Mustafa Kemal Paşa’nın okul arkadaşı olan İmalat-ı Harbiye Umum Müdürü Selahattin Adil Paşa, İstanbul’da kalan usta, işçi ve futbolculardan oluşan gizli bir mukavemet teşkilatı kurdu: İmalat-ı Harbiye Direniş Örgütü.

  • Silah Kaçırma Faaliyetleri: Altınörs ve Turanlı futbolcular, istihbarat desteğiyle İngiliz ve Fransızların Cibali ile Cinci Meydanı’ndaki depolarını basarak topladıkları silah, mermi ve cephaneleri İnebolu üzerinden Ankara’ya ulaştırdılar.
  • Bedeller Ödendi: İşgal güçlerinin baskınlarında kulübün emektar çaycısı Hamdi Baba kaçırıldı ve bir daha kendisinden haber alınamadı. Bahriye yüzbaşısı ve futbolcu Mahmut Nedim As, silah sökerken yakalanıp gördüğü ağır işkenceler sonucu şehit düştü (Mahmut Nedim As, gelecekte kulübün kalesini koruyacak ve antrenörlüğünü yapacak olan Natık As’ın babasıdır).
  • Ankara’ya Yürüyüş: Deşifre olan direniş örgütüne mensup 60 kişilik kahraman grup, 1920 yılının Eylül ayı sonlarında Adapazarı üzerinden Ankara’ya doğru yola çıktı. Bu grubun büyük bir bölümü, hilafetçi kuvvetler ve Rum çeteleriyle çarpışarak şehit düştü.

Özetle; MKE Ankaragücü, fabrikalarda tezgah başında dökülen alın teriyle, İstanbul sahalarında yazılan destanlarla ve Kurtuluş Savaşı cephelerinde verilen canlarla kurulan; adını doğrudan bu toprakların bağımsızlık mücadelesinden alan eşsiz bir Cumhuriyet mirasıdır.

MKE Ankaragücü 116 Yaşında
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Başkent Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.